Beşiktaş Kadıköy’de Fenerbahçe karşısında oynadığı futbol ile sezonun en etkileyici 90 dakikasına tanıklık ettik. Ligin öne çıkan iki takımı, isimlerine yaraşır bir mücadele sergileyerek tarafsız izleyicilere keyifli bir maç sundular.
Beşiktaş’ın Hazırlığı
Skor yerine oyuna odaklanan futbolseverler için heyecan verici bir durum var: Beşiktaş, Avrupa kupaları öncesinde büyük bir sınav için hazır görünüyor. Her iki takım da bir hafta önce Samsun ve Çorum karşısında sezonun en iyi performanslarını sergilemişti. Ancak anlaşılan o ki, rakip teknik direktörler o maçlara iyi hazırlık yapmış, böylece Samsun ve Çorum’un yıldız oyuncularına tekrar şans vermek istemediler.
Maçın Öne Çıkanları
Samsun’un sağ kanadını etkili bir şekilde kullanan Brown ve Oğuz ikilisine, siyah-beyazlılar benzer boşlukları tanımadı. Çorum karşısında ikili oyunları ile dikkat çeken Orkun ve Vlahovic bağlantısını ise özellikle Skriniar, Sırp santrforla bire bir oynayarak kesmeye çalıştı. İlk 60 dakika boyunca bu iletişim kopuk gibiydi, ancak 73. dakikada Salih, Olaitan, Orkun ve Vlahovic’in bağlantısında çaresiz kaldı ve Sırp süperstar derbiye kritik bir golle başladı.
Deneyim Öne Çıktı
Maçta oyunun ritmini belirleyen asıl yönetmenler, iki deneyimli oyuncu Trossard ve Kante oldu. Kante, Fenerbahçe orta sahasında net bir sekiz numara gibi oynayarak, özellikle ilk yarıda ikinci ve üçüncü bölge bağlantısında önemli bir rol üstlendi. Trossard ise Beşiktaş’taki en iyi maçını derbiye saklamış gibi göründü; müthiş bir performans sergileyerek bir asist yaptı, iki net pozisyona girdi ve arkadaşlarını pozisyona sokan dört şut pası verdi.
Sonuç ve Düşünceler
Beşiktaş’ın galibiyetinde öne çıkan isimler Trossard, Olaitan ve (45 dakika oynamasına rağmen) Rıdvan oldu. Ancak Salih, Orkun ve Olaitan’ın orta sahadaki üstün performansı, beni içten içe Montella’ya kızdırıyor. Amerika’da ilk iki maçtan sıfır puanla döndüğümüzde, Salih ve Orkun’un Beşiktaş formasıyla orta sahayı ele geçirdiğini düşününce, milli takımda bu ikiliden daha fazla nasıl faydalanamadığımız aklımı kurcalıyor. Amerika’daki görüntümüzü düşündükçe üzülmeden edemiyorum.
